gülümse

16/1/2006 - acele karar vermeyin

acele  karar vermeyin

 

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu
kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at
için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam
satmaya yanaşmamış. "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan
dostunu satar mı" dermiş hep.

Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni
ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala
satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran
var, ne de atın" demişler... İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin"
demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin
yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi,
yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir
başlangıç, arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden
at, bir gece ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi
kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu
gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler. "Babalık" demişler,
"Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir
devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var..."

"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın
geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu, ondan ötesinin ne
getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Birinci cümlenin
birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir
yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler
ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler...

Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek
oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi
uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. "Bir
kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını
uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi
eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler.

İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap
vermiş. "O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi
sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük
parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla
bildirilmez." Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile
saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere
çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında
bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın
kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir
düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun kanıtlandı"
demişler. "Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa
bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması,
talihsizlik değil, şansmış meğer..."

"Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını
kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda,
sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin
şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."

Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:

"Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında
karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz
mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl,
insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve
insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken
yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe
ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu
görürsünüz."





EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-05-21 07:54:24 - çok anlamlı

Yazan: gulefsan
çok güzel ve anlamlı bir hikaye.insanoğlu çok sabırsız.beklemeyi bilmiyor.bu hikaye bana;
Sizin şerli gördüğünüzde hayır, hayırlı gördüğünüzde şer olabilir!
ayetini hatırlattı.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

gülümse

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
edebiyat

Kategoriler

Arkadaşlarım

kardelensiz
viranesaray
Site Feed